19 Temmuz 2010 Pazartesi
18 Temmuz 2010 Pazar
Aklım Selimiye'de kaldı...
Bir kez daha anladım ki ben "Herşey dahil tatil" insanı değilim...Oda-kahvaltı bir pansiyonda kalıp istediğim yerde denize girip, istediğim yerde yemek yemeliyim.
Hatta canım ne zaman isterse o zaman yemeliyim. 5 çayı-dondurma saati vs... diye sınırlamalar olmamalı...
Kahvaltı sonrası bulunduğum yeri çıkıp, gezmeliyim. Nerde ne var gezip, görmeliyim...
Bol bol fotoğraf çekmeliyim sonra...
Gözlerim bayram etmeli; mavi temiz bir deniz, rengarenk çiçekler, bir gün bizim de olsun dediğimiz yatlar...
Hep şezlongta yatılmaz ya...
Görülecek ne çok şey var oysa ki...
Deniz, güneş, fotoğraf, gezmek, yemek derken bol köpüklü bir Türk kahvesi ile gün bitmeli...
13 Temmuz 2010 Salı
1338
Cebimde kuzumun denizden çıkardığı taşlar, tenimde şaşırdığım bir koyuluk, hafızamda bir sürü tekne silueti ve de 1138 fotoğrafla döndüm...Aklım en çok Selimiye'de kaldı...
1 Temmuz 2010 Perşembe
Hergün gibi bir gün...
Denizcilik ve Kabotaj Bayramı'nda doğmak bir Denizci'nin kaderi midir? Yoksa güzel bir tesadüf mü? Doğumgünün mutlu olsun genç Denizci! Enişten genç değil artık o yaşlandı diyor ama:) Denizlerin engin, rüzgarların dingin, pruvan neta olsun! Tüm denizcilerin bayramı da mutlu olsun!
Bu güzel ve anlamlı günde bizim için artık sıradan hale gelen haber geldi yine. 2'si asker 4 şehit!...Ne desem, ne yazsam bilemiyorum ki...Allah rahmet eylesin! Nur içinde yatsınlar!...
Marmaris-Gökova arasındaki yolu genişletmek için 8000 ağaç kesilecekmiş. Haberiniz var mı???
Haftaya bu zamanlar Marmaris'te olacağız. 2 gün Datça'da kalacağız ama pansiyon konusunda hala karar veremedik. Okuyup da tavsiyesi olan varsa bekliyorum.
Bendeki atalet duygusu tavan yapmış durumda...Ne kitap okuyorum ne de başka birşey...Kırmızı mutfağa bile yanaşmıyorum pek...Yukarıda kakaolu-cevizli kek bir tatlı krizi sonucu pişti. Tatlı krizleri de olmasa Browni Intense'e talimiz...
29 Haziran 2010 Salı
Bir pazar...
Çengelköy'de kahvaltıyla başlar gün...
Sonra İstikamet Taksim...Tam da günü: 2 konser, 1 eylem...
Eylemden yürümeyez hale gelince ara sokaklara dalış...
Cihangir'e doğru...
Girişi böyle güzel olan apartmanın içinde neler, kimler var acaba?...
Ne varsa ara sokaklarda var...
Pastel...
İstiklal...
Atlas...
Çinili...
Hacıbekir...
17 Haziran 2010 Perşembe
Nazmiye Hanım'ın Bahçesi...
Ortancalar...
Dalından kara kirazlar...
Çilek...
Cam güzelleri...
Sardunya...
Bahçenin fındıkları...
Çocukluğumun geçtiği merdivenler...
Tarifini daha önce yayınladığım meşhur hamuru:)
Eskileri hiç atmaz...
Kendi elleriyle yaptığı el bezleri...
Bahçenin sahibesi...(Anneannem)
15 Haziran 2010 Salı
80'LER...
Geçen Cuma günü Eda'nın sayfasında bir davetiye verdiğini gördüm ve hemen yorum yaptım:)) Sonra bir baktım ki şanslı kişi benim:)
Insomnia by Beck's 80'ler partisi davetiyesi benim olmuş:))))
Davetiye'de diyordu ki 80'lere ait en az 1 aksesuar olsun üstünüzde:)
80'ler ruhuna uygun kabarık saçlar, peace kolyesi, saç bantı, kıvrık paça kotlar, kotun içine sokulan t-shirt düşünüldü:)))
Garaj İstanbul'daki parti süperdi. Gider gitmez bantlar ve bu gözlükler karşıladı bizi. O gece çocukluğumuza döndük...Wild Boys, Wall, Bad, La Isla Bonita, Brother Louie ve daha birçok parça dinledik 80'lere ait. Lambada yaptık:) Nuri Alço gecenin süpriziydi:) O gece 80'ler ne güzeldi diye iç geçirip durduk...Sanki gurbetteymişiz de yurdumuza dönmüşüz hissini yaşadık...Meğer ne özlemişiz o günleri...Bir de farkettik ki yaşlanmışız...Bize bu duyguları yaşattığın için tekrar tekrar teşekkürler Edacım:)
11 Haziran 2010 Cuma
Sudan çıkmış balık...
09.00 da kalktım bugün...İlk iş bilgisayarı açmak oldu. Mesai yapıyorum sanki. Halbuki yapılması gerekenler var evde. Balkonun açık camından bir ses süzülüyor içeri: 1-2...1-2...Bir teyzemin de camı açık, muhtemelen sabah programlarında yapılan sporu izliyor. Çok yoruldum, sıkıldım, bunaldım...Birkaç gündür evdeyim, mutlu olmam, keyfime bakmam lazım di mi? Yok...Sıkıldım ben. Bir boşluk duygusu sardı...Sudan çıkmış balık tabiri cuk oturdu üstüme. Evde yapılacak birsürü şey yok mu? Var ama ben sıkılıyorum işte yine de. Depresif hallerdeyim anlayacağız...Zaten yıllarca çalışmakla çalışmamak arasında gittim, geldim. Çalışırken yoruluyorum, bunalıyorum, evimi özlüyorum. Evde olunca da hergün aynı şey, monoton diyorum. Böyle bir hal işte...Karışığım bugünlerde...Geçer belki...
4 Haziran 2010 Cuma
FRAMBUAZLI PASTA
Suratıma yediğim frambuazlı pasta ile stajım bitmiş oldu bugün...
2 saat sonra İzmir otobüsünde olacağım...
Ben de şu meşhur Saat Kulesini görmek,
Kemeraltı'nı gezmek,
Kordon'da yürümek,
Kumrunun orijinalini yemek,
Çeşme'de denize girmek,
Vapurla Karşıyaka'ya gitmek,
Kısacası İzmir'i yaşamak istiyorum...
Mutlu haftasonları:)
Photo
2 saat sonra İzmir otobüsünde olacağım...
Ben de şu meşhur Saat Kulesini görmek,
Kemeraltı'nı gezmek,
Kordon'da yürümek,
Kumrunun orijinalini yemek,
Çeşme'de denize girmek,
Vapurla Karşıyaka'ya gitmek,
Kısacası İzmir'i yaşamak istiyorum...
Mutlu haftasonları:)
Photo
2 Haziran 2010 Çarşamba
...
Bugün diploma sınavı var. Cumartesi ise stajın son günü...Çoook karmaşığım...2 gündür ders çalışmak için izinliyim. Uzun zaman sonra evde olmak tuhaf geldi. Bir boşluk duygusu var...Eeee şimdi ne olacak diye sorup duruyorum kendime. Cevabı ise bilmiyorum....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
