15 Temmuz 2009 Çarşamba

Geçtiğimiz Cuma

Kardeşimin İstanbul'a gelişini fırsat bilerek Beyoğlu'na attık kendimizi...Önce devasa Mango mağazasını şöyle bir gezip, birkaç ganimet topladıktan sonra istikamet tarihi Cumhuriyet Meyhanesiydi. Atatürk'ün de gittiği bir yer olması burayı daha bir özel kılıyor. Zaten duvarlar Atatürk fotoğraflarıyla bezenmiş. Hatta her 10 Kasım'da masalara beyaz leblebi konulurmuş. Benim ilk gidişimdi. Canlı fasıl olduğu için en üst katı tercih ettik. Mezeler, yemekler, ortam herşey çok güzeldi. Fasıl grubu önce oturdukları yerden birkaç şarkı söylediler. Daha sonra masa masa gezdiler ama klasik rahatsız edici tavırları yoktu. Fasıl programı bittikten sonra bir bey (sanırım müdürleriydi) dj lik yapmaya başladı. Horondan tutun da latine kadar her türlü parçayı çaldı. Kuzumla kendimiz salsa yaparken bulduk:) Meyhanede salsa! Enteresan oldu hakikaten:)

Oradan çıkışta balık pazarındaki Golden'da midye dolma keyfi yaptık:) Ben normalde Erdek dışında bir yerde midye dolma yemem ama bu dolmalar harikaydı.

Menüde kokoreç ve midye tava da var:) Haberiniz olsun!

14 Temmuz 2009 Salı

Örgü örmeyi babaannem öğretmişti bana ilkokuldayken. Belkide anaokulundaydım...Elbezi örmüştüm beyaz...Hayal meyal gözümün önünde... Bunu düşünürken tombi geldi aklıma. O zamanlar peynirli tombi favorimdi benim. Kardeşimse fıstıklını severdi sanki. Tıpkı kuzum gibi. Uçlu kalemler vardı sonra...Anneme sipariş verir, işten dönmesini sabırsızlıkla beklerdim. Turuncuydu rengi..Çiçekli, böcekli...Kızıl olmuştum ben ilkokul 1. sınıfta. O zamandan beri de sevmem Höşmerim tatlısını. Ne bağlantısı var bilmem ama sevmiyorum işte...Anasınıfındaki önlüğüm kırmızı-beyaz kareliydi...Bir fotoğrafım var: Saçlarım kısa, gözlerimin içi gülüyor...Küçükken bana nerelisin dediklerinde? Ben şurada doğdum. Babam buralı, annem buralı derdim. Niye kısaca babanın memleketini söylemiyorsun? dediklerinde şaşırdım. Ne alaka ki derdim...Fasulyelerimiz ve çubuklarımız vardı bizim...Sayfalarca AAAAA yazardık. Fişlerimiz vardı sonra...CinAli kitaplarımız...Hastalandığım bir hafta okumuştum hepsini... Yılbaşında kart hazırlamıştık kendi ellerimizle...Ben halama göndermiştim...

09 Temmuz 2009 Perşembe

Hellimli Fırın Mücver

Dün Yemek.Name'nin Temmuz sayısını okurken bu tarife rastladım. Tam yaz akşamları için hafif bir tarif. Eve gider gitmez yaptım. Yanına da peynirli çoban salata. Değmeyin keyfimize:)

Malzemeler:
3 adet havuç

3 adet kabak

250. gr. hellim peyniri

Yarım su bardağı un

2 adet yumurta (Ben 1 adet kullandım.)

Yapılışı: Kabakları, havuçları ve hellim peynirini rendeleyin. Sonra bu karışıma unu ve yumurtayı ekleyerek karıştırın. İyice yağladığınız küçük kare borcama karışımı dökün. Üstüne de biraz hellim rendeleyin. 180 derecelik önceden ısıtılmış fırında üstü kızarana kadar pişirin. Yoğurt ile servis edebilirsiniz. Afiyet olsun! Sağlık versin!

08 Temmuz 2009 Çarşamba

Geciken Cevaplar

Missred's Diary beni sobelemiş:) Buyrun sorular ve cevapları:

1. İlk kez makyaj yapmaya kaç yaşındayken başladın?
Sanırım lise sondaydım. Mavi far ve göz kalemi kullanıyordum.
2. Aldığın ilk makyaj malzemesi neydi ve hangi markaydı?
Hiç hatırlamıyorum:)
3. Makyaj senin için günlük basit bir rutin mi yoksa hastalık mı?
Makyaj bana çok yakın değil aslında. Her gün makyaj yapan biri değilim. Arada yapıyorum. Günlük olarak sadece allık ve dudak koruyucumu kullanıyorum.
4. Karşılaştığın her güzel makyaj malzemesini çılgınca arzuluyor musun?
Bazen
5. Hiç MAC kullandın mı?
Hayır ama istiyorum:)
6. Her genç kızın favori bir siyah göz kalemi vardır. Senin favori göz kaleminin markası ve rengi? Benim göz kaleminde favori markam Cover Girl. Sanırım Amerikan markası. Annem yıllar önce Luxemburg'dan almıştı. Türkiye'de yok sanırım. Kuzum 2 sene önce Amerika'ya gittiğinde istemiştim. O da bayağa aramak zorunda kalmıştı. En sonunda sıradan bir markette bulmuş:) Mavi ve yeşil renklerine bayılıyorum.
7.Vazgeçemediğin, elinin altında en az üç-dört tane bulundurduğun favori rimelinin markası?
Zaten topu topu 2 rimelim var:) Biri Helena Rubenstein. Gayet memnunum. Diğeri de Estee Lauder. İkisini de rimel uzmanı kuzenim Semra'nın hediyesi.
8. Makyaj alışverişini en çok hangi mağazadan (tekin acar v.b.) /web sitesinden (strawberry v.b.) yapıyorsun?
Çok makyaj malzemesi aldığımı söylemem ama Sephora yı beğeniyorum.
9. Makyaj malzemelerini nerede saklıyorsun?
Banyoda, makyaj çantaları içinde:)
10. Makyaj alışverişine aylık ne kadarlık bir bütçe ayırıyorsun?
Çok fazla bir bütçe ayırmıyorum açıkcası.
11. Severek takip ettiğin bir yerli ve bir yabancı makyaj blogunu yazar mısın?
Makyajçantam ve Salıncaktaikikişi (Kozmetik önerilerini çok beğeniyorum.)
12. Yerli makyaj markalarından favorin hangisi?
Golden Rose
13. Hangi goz makyaji temizleyiciyi kullaniyorsun?
Iyves Rocher kullanıyordum ama bitti. Şansıma kuzenim Estee Lauder'in rimel-temizleyici ve maskeden oluşan setini almış.
14. Hangi makyaj çıkarıcıyı kullanıyorsun?
Iyves Rocher temizleme jeli.
15. Ten ve goz rengin?
Buğday, kahve...
16."Onsuz yapamam!" dedigin kozmetik markasi?
Deli gibi bağlı olduğum bir marka yok ama Cover Girl ve Sephora diyebilirim.
17.Klasik bir soru: makyaj cantana sadece uc sey koymaya hakkin olsa neler alirdin?
Allık, göz kalemi ve parlatıcı
18. Far bazi, makyaj bazi gibi urunler kullaniyormusun?
Kullanmıyorum.
19. Bu mim dalgasini hangi bloglara gondereceksin?

07 Temmuz 2009 Salı

Tek derdim su soğuk mu olsa!

Tek derdim su soğuk mu olsa...Kulağımda sevdiğim melodiler...Kucağımda bir Meave Binchy kitabı...Yanımda kuzum...Çıkıp, çıkıp girsem odamdan havuza...Tatilin etkisi neden bu kadar kısa sürüyor sanki hiç gitmemişsiniz gibi?...

02 Temmuz 2009 Perşembe

Araba kırmızı bağla geç karşısına ağla!

Şu sıra favorilerim...Kıyafetime uysun, uymasın takıyorum:) Hem orijinal hem de kırmızı:)) Nereden derseniz buyrun: Ayça'nın Dükkanı'na...

01 Temmuz 2009 Çarşamba

DOĞUMGÜNÜN VE DENİZCİLİK BAYRAMIN MUTLU OLSUN YAŞIKLI DENİZCİ!...

BAHTIN AÇIK, DENİZLERİN VE RÜZGARLARIN SAKİN, PRUVAN NETA OLSUN!...
İYİ Kİ DOĞDUN!...

29 Haziran 2009 Pazartesi

Biz artık poşet kullanmıyoruz! Ya siz?

Marketlerden ve bazı mağazalardan aldığımız poşetler doğada yok olmadığı için çevre açısından büyük tehlike oluşturuyor. Eskiden pazar fileleri vardı hatırlar mısınız? Anneannelerimiz, babaannelerimiz kullanılırdı. Şimdi ise poşet çıktı doğa bozuldu! İbeking ise pazar filesine dönüş! dedi ve bizi bir anlamda uyandırdı. İbeking çok ama çok önemli bir görev üstlendin! Bizi uyardığın için çok teşekkürler! Fotoğrafta gördüğünüz de Güldoş'un bana hediyesi olan pazar filem. Hep çantamda çünkü artık poşeti çıkartıyoruz hayatımızdan. Çöp poşeti olarak da doğada çözünebilen çöp poşetlerinden kullanma şansımız var. Ayrıca alışveriş için pazar filelerine alternatif olarak büyük marketlerde satılan bez torbalarından veya orijinal alışveriş torbalarından alabilirsiniz.
Son olarak rakamsal bir bilgi:Türkiye’de 5 kişiden biri naylon poşet yerine alışverişlerinde bez torba kullansa, bir nesil boyunca ülkemiz 31 milyar 46 milyon naylon 400 bin poşetten kurtulacak. Çünkü, bez torba kullanmak, bir kişi için haftada 6, ayda 24, yılda 288, yaşam boyunca ise 22 bin 176 plastik poşeti kullanmamızı engelliyor!