31 Aralık 2009 Perşembe

2010:)

2010 senden çok da şey istemiyorum aslında. Hepimiz için sağlık, huzur, mutluluk, başarı!...Çok değil di mi:)) Hepimizin yeni yılı mutlu olsun! 2010 süper bir yıl olsun!

27 Aralık 2009 Pazar

Cicileriim:)

Bunlar benim yeni yıl cicilerim:) İlki Ebru'nun düzenlediği yılbaşı çekilişi sayesinde Bahar ve kızısından geldi. El emeği şık ve kullanışlı bir tepsi:) Bir de güzel Yağmur'un güzel bir fotosunun olduğu bir kart:) Çekilişler inanılmaz zevkli oluyor! Bazen hiç tanımadığınız birisine hediye yolluyorsunuz ya da hiç tanımadığınız bir insandan böyle zevkli bir hediye gelebiliyor. Eğer birbirimizi bir parça mutlu edebiliyorsak, ne mutlu bize:))) Ebrucum sana bu güzel etkinliğe vesile olduğun için Bahar'a da güzel hediyesi için tekrar teşekkürler!

Bunlar da sevgili Nazo'dan...Bilmeyenler için hatırlatayım: Nazocum keçeden el emeği çok güzel ürünler yapıyor.. Mesela bu kedili broş! Harika! Kuzulu tacım da bana özel:) Nazo'dan rica ettim o da beni kırmadı, bu güzel şeyi yaptı:)) Ellerine ve fikrine sağlık Nazocum! Başarılar!...Nazo'nun pasajına buradan buyrun:)





21 Aralık 2009 Pazartesi

Geç de olsa Antalya

1 ay geçti ama ben Antalya kaçamağımızdan bahsedemedim. Taaa Temmuz ayında biletlerimizi almıştık kampanyadan yararlanarak. 19 Kasım Perşembe günü akşamı yani evlilik yıldönümüzde Antalya'ya vardık. Merkeze çok uzak olmasın diye Lara'daki Melas Otel'de kaldık. Otelin daha ilk senesi olduğu için herşey yeniydi. Temiz ve güzel bir otel. Özellikle personel çok ilgili. Yemekler güzeldi, tatlılar fena değildi. Nedense herşey dahil sistemi ile çalışan otellerde yemekler iyi olabiliyor ama tatlılar genelde pek iyi olmuyor. Odanın bir enterasan tarafı (artık birçok otelde olan) banyo ile oda arasında bir cam olması. Dilerseniz jaluziyi kapayabiliyorsunuz.

Hava şaşılacak kadar güzel ve sıcaktı. 4 sene önce yine Antalya'daydık balayı için. O zaman montsuz dışarıda duramıyorduk. Bu sefer denize bile girilecek kadar sıcaktı.

Yan tarafımızda Titanic ve Limak Lara otelleri vardı.

Fırsat bu fırsat Ayşe Kulin'in Veda'nın devamı olan Umut kitabını bitirdim sahilde. Veda güzeldi ama Umut çok daha güzel bir kitap.
İstanbul'un keşmekeşinden uzaklaşmak çok ama çok iyi geldi. 3 gün de olsa nefes aldık ve dinlendik. Oralara gidince İstanbul'dan uzaklaşma fikri iyice cazip geliyor insana. Daha genciz ama İstanbul her anlamda yoruyor bizi. Hep koşuşturma, hep stres...Antalya'yı çok seviyorum ben. Özellikle kışın ve baharda sakin oluyor. Belki bir gün adresimiz orayı gösterir...Kim bilir????

11 Aralık 2009 Cuma

Sınav:)

Sınavın üzerinden 1 hafta geçti ama ben ancak yazabiliyorum. Moral veren ve merak eden herkese çok teşekkür ederim. Ben artık vefasız bir blogger olsam da siz beni yanlız bırakmıyorsunuz. Sınav güzel geçti. Bu sefer o kadar panik olmadım. Ürünler gayet güzel pişti. Sunumlar da fena değildi diyebiliriz. 3 üründen ortalama 87 aldım:)

İlk ürün Devil's Food Cake. Nemli ve ymuşak bir dokusu var. Genelde üzerine ganaj sos dökülüp servis ediliyor. Yanına dondurma veya krema konulabilir.


Bu da annemin sık sık yaptığı Havuçlu kek. Ben formunu değiştirdim ve muffin olarak sundum.

Son olarak Waffle. Arasına çilek reçeli sürdüm. Üstüne de pudra şekeri serptim. Üstüne de biraz muz ve reçel.

Bakalım bir dahaki sınavda neler olacak? Artık pastalara geçtik. Bir pasta yapmak şart yani:))) Beni takip eden, destekleyen, yanlız bırakmayan herkese çok teşekkürler!...Mutlu haftasonları!...


3 Aralık 2009 Perşembe

Sınav...

Saat 23.30. Yatma saatim geldi de geçti bile:) Yarın 2. uygulamalı sınav ve 100 soruluk ayrı bir sınav var. İki gerginlik yani. Uygulamalı sınavda ne kadar gerildiğimi anlatamam. Sanki hiç birşey pişirmemiş gibi panik oluyorum:( Umarım yarın yine yaşamam bunu. Telkin edip, duruyorum kendimi. Birkaç gündür havuçlu kekle yatıp, kalkıyorum:) O yüzden bir süre kek görmeyeyim:))) Yılbaşı geliyor neyime??? Okul yüzünden hiçbirşeyle ilgilenemiyorum. Bir de proje ödevimiz var:) Şu sınavlar hayırlısıyla bir güzel geçse, kendimle ve herşeyle ilgileneceğim:))) Dua edin lütfen benim için!...

22 Kasım 2009 Pazar

Yazmak Antalya Havalimanına kısmetmiş!...Malum sis yüzünden uçuşlar rötarlı. Ben de fırsat bu fırsat yazayım dedim. Bu kadar ihmal olmaz aslında. Her ne kadar keyfi ve kişisel bir yer olsa da burası, yazmaya bu kadar ara verilmez! İnanın çalışırken bu kadar yoğun değildim ve yorulmuyordum. Şimdi hayat daha da hızlandı! Belli bir rutinde ama hızlı! Her sabah erkenden kalkış, bazen sadece bir kahveyle güne başlama,kuzudan önce evden çıkış. Tıklım-tıkış metrobüste yolculuk. Bir hızla giyinip, bir hızla reçetelere dalış...Bir bakmışız saat 13.00 olmuş. Omzumda ağır çanta, bez torbamda o günün mahsulleri:) Evde Deryal Baykal ile yemek keyfi.Yemekteyiz izlerken uykuya dalma...Her günkü ödevleri unutmamak lazım. Bir de Şubatta sunumu yapılacak proje var: Pastane açılması...İlk sınav geçen haftalardaydı. İyi geçti mi? Hayır, istediğim gibi değildi. Daha iyi olmalıydı. Biraz moralim bozuldu ama yılmak yok! Hedefler, hayaller beni bekler...Bu arada kuzumla evlilik yıldönümümüzde bir Antalya kaçamağı yaptık. Burası çok sıcak, güneşli...Detaylar bir dahaki sefere:) Mutlu pazarlar...

9 Kasım 2009 Pazartesi

10 KASIM 2009

Söylenecek ve yazılacak çok cümle olsa da:

Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır!...

Mustafa Kemal Atatürk

Bu kampayanın altına imzamı atıyorum. Huzur içinde, nur içinde yat ATA'M!...

27 Ekim 2009 Salı

Başlangıç...

Hiç bu kadar ara vermemiştim sanırım. Şimdi nereden başlasam, ne yazsam bir bocalıyorum o yüzden...Okulun 4. haftasındayız. Şimdi söyleyince tuhaf geldi...1 ay bitiyor yani! İlk 2 hafta teorik eğitimdi. 3. hafta mutfağa girdik:) Öncelikle şunu söyleyeyim: Hiç kolay değil! Evde tarif uygulamakla, okulda yapmak yani profesyonel olarak yapmak çok ama çok farklı. Zaman yetmiyor. Bu yüzden çabuk olmak gerekiyor. Aynı zamanda temiz, derli-toplu. İlk hafta adaptasyon haftası gibiydi. Bu hafta daha rahat hissediyorum kendimi mutfakta. Haftanın konusu da ekmekler. Çeşit çeşit ekmek öğreniyoruz. Şu andaki favorim: Bir İtalyan ekmeği olan Foccacia ve Hamurburger ekmeği:) Burnum hamur kokusunu fazlasıyla kanıksadı. Bazen yaptıklarımın tadınına bakmıyorum, bakamıyorum daha doğrusu. Kokudan iştahım kesildi. Tatlılarda durum ne olur bilmiyorum tabiki:) Şefimiz çok iyi. Önce o uyguluyor, sonra biz. Şunu özellikle belirtmek istiyorum: Okul sadece reçete öğretmiyor. Aynı zamanda profesyonel ortama da hazırlıyor bizleri. Temizlikten tutun da, alt-üst ilişkisine kadar herşeyi öğreniyoruz. Kareli pantolum, beyaz ceketim ve sarı önlüğüm benim formam artık:) Bakın bakalım fotolara nasıl olmuş ilk mamüller?
Biskotti


Amadeus Kurabiye


Poğaça

Hamburger Ekmeği



30 Eylül 2009 Çarşamba

Son gün

Taze naneli-limonlu çayımla işteki son günümü yaşıyorum. 32 aydır çalıştığım yere veda ediyorum bugün. Yine ben kendim gidiyorum. Çok şükür bugüne kadar hep kendim çıktım. Son gün temizliği yapıyorum şu an. Özel fotoğrafları, evrakları siliyorum bilgisayarımdan. Evrakları devrediyorum. Özel eşyalarımı toparlıyorum. Mutluyum yeni bir başlangıç yapacağım için ama boğa burcu olmamdan mıdır nedir bir yandan bir burukluk da var...Ne de olsa 3 seneye yakın bir emek var. Evden çok ofiste vakit geçiriyor insan...Bir alışkanlık var sonuçta...Yarın sabah tatilde gibi hissedeceğim kesin ama sonra bir bakmışım gibi öğrencilik günlerine geri dönmüşüm elimde kalın Pastry Chef kitabım...

25 Eylül 2009 Cuma

Bugünlerde...

Ekim'2007-Sapanca
Fotoğraf makinam çalındı ya yarım insan gibi oldum. Birşey pişirsem fotoğraflayamıyorum, bir yere gitsek görüntüleyemiyorum. Kuzum alalım bir tane, uygun fiyatlar diyor ama ben porfesyonel makina istediğim için biraz daha bekleyeceğim. Siz de bu sırada eski fotoğraflarla bezenmiş ya da fotoğrafsız yazılarla idare edeceksiniz. Nilüfer'e iyice özenir oldum. Bugün yine çok güzel fotoğraflar var blogunda.

İş yerinde son 3 günüm kaldı. 1 Ekim'den itibaren bir anlamda özgür olacağım. 5 Ekim'de de okul başlıyor. İş ve okul bir arada gitmeyeceği için işten ayrılmak durumundaydım. Okula sabah gidip öğlen çıkacağım. Öğleden sonraları bana kalacak. Bir anlamda tekrar öğrenci olacağım aynı zamanda evle de ilgilenebileceğim. Ödevlerim var yapmam gereken. İlk haftalar teorik dersler olacak. Sonra mutfağa gireceğiz:)) Çok ama çok heyecanlıyım. Hep dua ediyorum Allah utandırmasın diye. Zor bir süreç olacak her anlamda ama elimden gelenin fazlası için uğraşacağım. Bir önceki yazıma çok ama çok güzel yorumlar yaptınız. Sizler de yanımda olduğunuz için çok teşekkür ederim. Bunu çok samimi olarak söylüyorum! Çünkü destek olanlar kadar delilik ettiğimi düşünenler de var...

Kansızlığı yenmek için çayı çok az içiyorum artık. Bazen hiç içmiyorum, bazen çok açık bir fincan. Çayın yerine meyve suyu, bitki çayı ve yeşil çay içiyorum. Kuzumu da alıştırdım, artık akşamları normal çay yerine yeşil çay içiyoruz. Bir de sabah ve akşamları aç karna 1 tatlı kaşığı öğütülmüş siyah üzüm çekirdeğini balla karıştırıp yiyorum. Süt ürünlerini daha az tüketmeye çalışıyorum. İnşallah bunların etkisini görürüm. İşe yarayıp yaramadığını sizlerle de paylaşacağım. Mutlu haftasonları!