12 Haziran 2008 Perşembe
"ATATÜRK'Ü SEVMİYORUM!!!" Bu cümlenin sarfedildiği programın bazı görüntülerini bir haber bülteninde izledim. Kalakaldım ekran başında!!!! Sunucu soruyor: Humeyni'yi seviyor musunuz? -Evet! Atatürk'ü seviyor musunuz? -Hayır!!! Bu bana yıllar önce yaşadığım birşeyi hatırlattı. Ben lisedeydim, ilkokula giden bir kızla tanışmıştım. Ama devlet okulu değil özel (!) bir okul. Konuşurken konu nasıl açıldı bilmiyorum. Küçük kız bana Atatürk'ü sevmediğini söyledi! Ben o an yine çok şaşırmıştım. Elimden geldiğince Atatürk'ü anlattım ona. Ama bana hep aynı şeyi söyledi: " Ben sevmiyorum!..." Daha 9-10 yaşlarında bir kız. Neye dayanarak bunu söylüyordu? Gittiği okul, ona bu eğitimi veriyordu çünkü! Şimdi o çocuklar büyüdüler. Televizyona çıkıp bir de oradan dile getiriyorlar öğrendiklerini(!)....Yazık!....
10 Haziran 2008 Salı
Başlıksız olsun!...
Ağzımda birkaç ayda bir çıkan yaradan mevcut yine. Aslında 1 aydır çıkmamıştı. Tam dilimin kenarında, çok fena:(((( Birkaç doktora gittim bu konu ile ilgili. Genelde kansızlık, vitamin eksikliği dediler. Kan değerlerim yükselince azalmıştı. 2-3 aydır yine başladı. Sanırım kan değerlerim düştü yine, kontrole gitmem gerekiyor. Halsizlik de arttı yine.
İşlerim yoğunlaştı. Ama çok şikayetçi değilim, işimin operasyon kısmını da öğreniyorum.
Bu cumartesi tatile çıkıyoruz. Geçen sene tam olarak bir tatil yapamadığım için bu tatile çok ihtiyacım var. Tatilde de spora devam edeceğiz umarım. Otelde spor salonu var. Aslında her sabah kalkıp, kahvaltıdan önce spor yapsak çok iyi olur. Ama uykuya yenik düşebiliriz:)
Evde değişiklikler yapmak istiyorum. Ama öyle köklü değişiklikler değil. Ufak ama fonksiyonel ayrıntılarla evin çehresini belki biraz değiştirebilirim. Artık döndükten sonra...
Bir türlü okuyamadığım kitaplarım da benim olacak tatilde. Eskisi gibi kitap okuyamıyorum, en güzel fırsat şezlongda geçen zaman olacak sanırım.
Geçen cumartesi misafirlerim vardı. İki yeni tarif denedim: Rus salatası ve Miföy çubuk. Ancak fotoğraflarını çekmeyi unutmuşum. Rus salatam süper oldu, bayıldım:)
Şimdi beni çamaşırlar, ütüler, hazırlanması gereken valizler bekler. Hepinize kolaylıklar!...
İşlerim yoğunlaştı. Ama çok şikayetçi değilim, işimin operasyon kısmını da öğreniyorum.
Bu cumartesi tatile çıkıyoruz. Geçen sene tam olarak bir tatil yapamadığım için bu tatile çok ihtiyacım var. Tatilde de spora devam edeceğiz umarım. Otelde spor salonu var. Aslında her sabah kalkıp, kahvaltıdan önce spor yapsak çok iyi olur. Ama uykuya yenik düşebiliriz:)
Evde değişiklikler yapmak istiyorum. Ama öyle köklü değişiklikler değil. Ufak ama fonksiyonel ayrıntılarla evin çehresini belki biraz değiştirebilirim. Artık döndükten sonra...
Bir türlü okuyamadığım kitaplarım da benim olacak tatilde. Eskisi gibi kitap okuyamıyorum, en güzel fırsat şezlongda geçen zaman olacak sanırım.
Geçen cumartesi misafirlerim vardı. İki yeni tarif denedim: Rus salatası ve Miföy çubuk. Ancak fotoğraflarını çekmeyi unutmuşum. Rus salatam süper oldu, bayıldım:)
Şimdi beni çamaşırlar, ütüler, hazırlanması gereken valizler bekler. Hepinize kolaylıklar!...
3 Haziran 2008 Salı
İçimden geldi...
Eski bir dosta rastladım dün. Tam eve girmek üzereydim ki tanıdık bir gülümseme ilişti gözüme. Yıllar öncesinden gelen, içten, biraz da çocuksu bir gülümseme...Ayşeydi o! Çocuklukla-gençlik arasında gelip-gittiğimiz, okul çıkışı evin önünde oturduğumuz, farklı şehirlere dağıltıktan sonra mektuplaştığımız, sonra da koptuğumuz...Ayrılırken kendimi tutamayıp sarılarak ağladığım Ayşe...Değişmişti sanki...Saçı, kıyafeti, bakışları...Kadın olmuştu Ayşe! Benim çocukluk arkadaşım...Yıllar onun da yüzüne izler serpiştirmişti. Büyümüştü o da. Büyük bir şaşkınlık sonucunda ilk kelimeler döküldü ağzımızdan...Sonra yıllar önce saatlerce oturduğumuz kapının eşiğine oturduk yine. Nerelerdeydin? Neler yaptın? Yılların özlemiyle gelen sorular ve cevaplar...O an sanki dün ayrılmışız gibi hissettim. Yıllar geçmemişti bu kadar çabuk...Zaten "Gerçek dostluklar kaldığı yerdem devam eder!" demezler mi?...Doğruydu...
2 Haziran 2008 Pazartesi
Mozaik Kek
Uzun zamandır muffin ve belli tarifler dışında normal kek yapmıyordum. Çünkü birkaç kere deneyip, tutturamamıştım. Genelde Dr. Oetker in karışık kekini yapıyordum. Çok da güzel oluyordu. Çanakkale'ye giderken yanımıza almak için muffin yaptım ama 12 adet yetmeyeceği ve kalıbım da 1 adet olduğu için başka bir kek de yapayım dedim ve klasik kek tarifimi borcamda denedim. Kocaman bir kek oldu ve Güldoş çok beğendi. Ev keki olmuş dedi:) Ben de dün Güldoşlara giderken götürmek için tekrar bu kekten yaptım. Gayet basit ama lezzetli bir tarif.

Malzemeler:
2 yumurta
1 kase toz şeker
1 kase yoğurt
Yarım kase sıvı yağ
1 paket vanilin
1 paket kabartma tozu
1 çay kaşığı karbonat
2 tatlı kaşığı nutella
1 tatlı kaşığı tarçın
2 yemek kaşığı kakao
Aldığı kadar un
Yapılışı:Yumurtayı ve şekeri çırpın sonra yağı ve yoğurdu ekleyip çırpmaya devam edin. Sonra unu,kabartma tozunu, vanilini, karbanotı, tarçını ekleyin ve karıştırın. Ne sıvı ne de katı bir harç olana kadar un ekleyebilirsiniz. Karışımın 3/4 ünü yağladınız kalıbınıza dökün. (Ben 20 cm.lik kek kalıbı kullandım)Kalan harca nutella ve kakaoyu ekleyip, iyice karıştırın. Daha sonra bu karışımı da kalıba dökün ve çatalla karıştırın. 180 derecelik önceden ısıtılmış fırında 40-45 dak. pişirin. Afiyet olsun! İyi haftalar...

Malzemeler:
2 yumurta
1 kase toz şeker
1 kase yoğurt
Yarım kase sıvı yağ
1 paket vanilin
1 paket kabartma tozu
1 çay kaşığı karbonat
2 tatlı kaşığı nutella
1 tatlı kaşığı tarçın
2 yemek kaşığı kakao
Aldığı kadar un
Yapılışı:Yumurtayı ve şekeri çırpın sonra yağı ve yoğurdu ekleyip çırpmaya devam edin. Sonra unu,kabartma tozunu, vanilini, karbanotı, tarçını ekleyin ve karıştırın. Ne sıvı ne de katı bir harç olana kadar un ekleyebilirsiniz. Karışımın 3/4 ünü yağladınız kalıbınıza dökün. (Ben 20 cm.lik kek kalıbı kullandım)Kalan harca nutella ve kakaoyu ekleyip, iyice karıştırın. Daha sonra bu karışımı da kalıba dökün ve çatalla karıştırın. 180 derecelik önceden ısıtılmış fırında 40-45 dak. pişirin. Afiyet olsun! İyi haftalar...
29 Mayıs 2008 Perşembe
Benden...
2 aydır düzenli olarak spor yapıyoruz. Düzenli derken en fazla haftada 2 kere gidebiliyoruz. Bir spor salonuna yazıldık. İlk ay yürüyüş-bisiklet-cross trainer üçlüsünü yaptık sadece. Aaa dedik hiç hamlamadık ne güzel! Ama geçen hafta aletlere geçince gerçekler ortaya çıktı. Spor eğitmeni bizim kas-yağ oranımızı belirledikten sonra bir program çıkardı. Programın ilk günü yine bisikletimizi ve cross umuzu yaptık. Hadi bakalım dedi: Aletlerle çalışacağız! (Oldum olası spor aletlerini sevmem!) 60 kere bacak açma-kapama hareketi(bacaklarım hala acıyor..) 15 kere kolları açma-kapama hareketi, 40 tane kalça hareketi, 30!!!mekik (aletle yapıyorsunuz, gülerken göbeğim acıyor!) ve 30 tane bacak hareketi yine. Ne zormuş hareketleri yapmak! Yürüyüş, bisiklet vs.. iyiydi:) Ama tabiki yağlarımızı yakıp, vücudumuzu sıkılaştırmak için bu aletlerle de çalışmamız gerekiyor. Alışacağız artık:) Herşey sağlık için! Amaç; sporu hayatımıza sokmak! İmkanı olan herkes yapmalı!Hani ben İtalya diye çırpınıyordum ya!..Biz İtalya'yı şimdilik erteledik. Haziran'da önce Bodrum sonra Marmaris'e gideceğiz. Bodrum' a gitmeyeli uzun zaman oldu. İnşallah kuzumla güzel bir tatil yaparız.
Şu sıra mutfakta paylaşmaya değer tatlar yaptığım söylenemez. O yüzden bir süredir tarif paylaşmıyorum sizinle. Ama kuzum bana Dünyanın En Güzel Tatlıları kitabını aldı. İçinde çok güzel tarfiler var. En kısa zamanda paylaşmaya başlayacağım.
Fotoğraf doğumgünümden kuzumun aldığı papatyalar ve kart...(Fotosuz olmasın yazı diye;)
27 Mayıs 2008 Salı
...
Birçok blogda okuduğum üzere bende de bir yazmama isteği var. Belkide eskisi gibi ilgimi çekmiyor yazmak. Okumayı çok seviyorum. Her gün listemdeki herkesi okuyorum. Ama iş yazmaya gelince eskisi gibi bir istek yok. Umarım geçici birşeydir...
Eurovision'da 7. olduk!...Bence güzel bir derece. Hepimizi biliyoruz ki Eurovision'da politika ön planda. Şarkıdan ziyade ülkenin uluslararası ilişkileri puan kazandırıyor. Eskiden ailecek TV başına geçip ilgiyle izlerdik. Şimdi o kadar cazip gelmiyor. Herşey bir tarafa; Mor ve Ötesi'nin Deli şarkısı güzel bir şarkıydı. Türkçe rock söylemeleri hoştu. Özellikle de KLM hava yollarınındaki Türbanlı Türk yolcu krizini düşünürsek...
Bizim için bir başka gurur kaynağı da Nuri Bilge Ceylan oldu. Ceylan'ın "Üç Maymun" filmi, 61. Cannes Film Festivali'nde en iyi yönetmen ödülünü aldı. Ödül töreni sırasında söyledikleri gerçekten çok duygu yüklüydü bence: "Benim yalnız ve güzel, tutku içinde sevdiğim ülkeme..." Teşekkürler Nuri Bilge Ceylan.
Bu arada Hatice Aslan'dan söz etmeden olmaz. Ben kendisini TRT'deki Ferhunde Hanımlar dizisinden hatırlıyorum. Bence hem başarılı hem de güzel bir oyuncu. Cannes'a da yakıştığını düşünüyorum. Tüm ekibi tebrik ederim.
Bu haberleri yazınca okul günlerime döndüm...
Foto1
Foto2
Foto3
Eurovision'da 7. olduk!...Bence güzel bir derece. Hepimizi biliyoruz ki Eurovision'da politika ön planda. Şarkıdan ziyade ülkenin uluslararası ilişkileri puan kazandırıyor. Eskiden ailecek TV başına geçip ilgiyle izlerdik. Şimdi o kadar cazip gelmiyor. Herşey bir tarafa; Mor ve Ötesi'nin Deli şarkısı güzel bir şarkıydı. Türkçe rock söylemeleri hoştu. Özellikle de KLM hava yollarınındaki Türbanlı Türk yolcu krizini düşünürsek...
Bizim için bir başka gurur kaynağı da Nuri Bilge Ceylan oldu. Ceylan'ın "Üç Maymun" filmi, 61. Cannes Film Festivali'nde en iyi yönetmen ödülünü aldı. Ödül töreni sırasında söyledikleri gerçekten çok duygu yüklüydü bence: "Benim yalnız ve güzel, tutku içinde sevdiğim ülkeme..." Teşekkürler Nuri Bilge Ceylan.
Bu arada Hatice Aslan'dan söz etmeden olmaz. Ben kendisini TRT'deki Ferhunde Hanımlar dizisinden hatırlıyorum. Bence hem başarılı hem de güzel bir oyuncu. Cannes'a da yakıştığını düşünüyorum. Tüm ekibi tebrik ederim.Bu haberleri yazınca okul günlerime döndüm...
Foto1
Foto2
Foto3
22 Mayıs 2008 Perşembe
Dur Yolcu!...
18 Mayıs'ta Gelibolu'daydık. Sabah Eceabat'ta bu manzara karşıladı bizi.Güneşin doğuşunu izledik. Kilitbahir Kalesinin yanındaki çay bahçesinde kahvaltı yaptıktan sonra yola koyulduk..
Her yerde gelincikler vardı...Yol boyu...
Şehitliklere giderken yolda sol tarafta Seyit Onbaşı'nın heykelini görüyorsunuz.257 kg.lık top mermisini sırtında taşıyan Seyit Onbaşı...
Çanakkale Şehitleri Abidesi...Kimliği belirlenen 60.000 şehit... Ama resmi olmayan bilgilere göre bu sayı 100.000 i buluyor. İnsan orada yürürken, mezar taşlarına bakarken tutamıyor kendisi, gözleri doluyor. Çoğu 20 sinde gencecik insanlar...Neredeyse bir nesil kaybolmuş. Ama bir zafere imza atarak gitmişler buradan. Şehitlikleri gezerken aklımda hep şu soru vardı: Şimdi olsa biz bu kadar cesaretli, yürekli olabilir miyiz?...Cesaret, inanç, vatan sevgisi, yoktan var etmek ne demek öğrenmek için herkes Gelibolu'yu en az bir kere görmeli!!!!
Ertuğrul Tabyasının bulunduğu mevkinin manzarası...
Ertuğrul Tabyası...
Ezineli Yahya Çavuş...
Yahya Çavuş Şehitliği...
Anzak Mezarlığı...
Anzak koyu...Hava çok güzeldi. Tam deniz havasıydı...
57. Alay Şehitliği...
Alaydan bir asker bile sağ kalmamış. Hepsi şehit olmuş düşünebiliyor musunuz?...
Conk Bayırı...
Savaşın geçtiği alana hakim...Atatürk'ün gözlem yaptığı yer. Aynı zamanda saatine kurşun isabet eden yer...
Manzara inanılmaz...ŞEHİTLERİNİ UNUTMA! TARİH UNUTANI AFFETMEZ! GEÇMİŞ, GEÇMEMİŞTİR! TARİH BUGÜNÜMÜZDÜR, BUGÜNÜMÜZ YARINIMIZDIR!...
16 Mayıs 2008 Cuma
Kahve-Kitap-Çikolata Keyfi:)
Sevgili Burçak'ın düzenlediği bir etkinlik daha gerçekleşti. Birbirimize kitaplar, kahveler, çikolatalar gönderdik. Umarım herkes hediyelerini keyifle okur, yer ve içer:) Burçakcım senin sayende her etkinlikte yeni bir arkadaş daha kazanıyoruz. Birbirinden güzel cicilerimiz oluyor. Bizi çocuklar gibi sevindirdiğin için sana tekrar tekrar teşekkürler!...
Benim hediyelerim saymakla bitmez:)) Sevgili Serpil bana taaa Samsunlardan birbirinden güzel hediyeler göndermiş. Paketimi aldığımda yine çocuklar gibi sevindim:) Serpil benim için seçtiği kitap:Murat Mungan'ın yeni kitabı Kadından Kentler. Henüz okuma fırsatım olmamıştı. Süpriz oldu:)
Kitabımı okurken yudumlamak için hem nescafe hem de Türk kahvesi. Yanında benim favorim olan damak ve kuzumun favorisi olan bitter çikolata.
Daha bitmedi:) Bunlar da Serpil'in çalıştığı firmanın ürünleri. Serpil sağolsun çok düşünceli ve ince seçimler yapmış. Buradan kendisine çok ama çok teşekkür ediyorum. Benim hediye gönderdiğim arkadaşım da Ayşe idi.Umarım o da hediyelerini beğenmiştir. Paylaşımlarımızın hiç bitmemesi dileğiyle...Mutlu haftasonları!...
8 Mayıs 2008 Perşembe
Hayran olduğum kadınlar!...
Geçen hafta Mutlu Kum Taneleri beni sobelemişti. Ancak cevap verebiliyorum. Blogtan uzak kaldım şu sıra biraz...3 gün 3 gece doğumgünü kutladım, yaz gardrobum hazır:)) Gelelim sobeye: Yakınlarımız dışında bizi etkileyen, hayran olduğumuz üç kadın...
Ben tam bir Meg Ryan hayranıyım.Kimine göre güzel bir kadın değil belki ama bence çok güzel ve hoş. Herşeyden önce çok sevimli. Kısa sarı saçları, rahat ve sade kıyafetleri ile. En sevdiğim filmi favori filmim olan Melekler Şehri. Bu fotoğrafta o filmden. Hala izlememiş olan varsa hemen izlesin!!! Üniversiteye kayıt yaptırdığım gün gitmiştim. Müzikleri de harikadır. Özellikle: Sarah McLahlan - Angel parçası. Meg Ryan'ın özellikle bu filmdeki performansı bir başka.
Zuhal Olcay...Zarif, hoş, kendine güvenen...Zuhal Olcay'ın tarzını oldum olası beğenirim. Özellikle kıyafetleri çok hoşuma gider. Sade ama şık olabilen nadir bayanlardan. Sesi, oyunculuğu, şarkıları ile ayrı bir yerde duruyor gibi gelir bana. Özellikle Yeditepe İstambul'da ki rolünü çok severim ben. Bir de Zuhal Olcay eskiden kot ceketi çok kullanırdı. Açık renk olanlardan. Elbiseyle, etekle. O zamanlar bele oturan açık renk kot ceket çok meşhur olmuştu. Ben de almıştım kendime bir tane. Ama ilk onda görmüştüm:)
Bize herşeye rağmen "Hayat güzeldir!" demeyi öğreten insan...İclal Aydın...HBB deki programında tanıdım ilk. Sonra Sıcak Saatler dizisi geldi. Ama en çok BRT'deki programını sevdim. Şiirleri, yazıları, oyunculuğu hepsi çok başarılı. Şu anda oynadığı İki Aile yi de kaçırmadan izliyorum.
Kimbilir daha kimler var. Ama aklıma ilk gelenler bunlar...
Foto1
Foto2
Foto3
Ben tam bir Meg Ryan hayranıyım.Kimine göre güzel bir kadın değil belki ama bence çok güzel ve hoş. Herşeyden önce çok sevimli. Kısa sarı saçları, rahat ve sade kıyafetleri ile. En sevdiğim filmi favori filmim olan Melekler Şehri. Bu fotoğrafta o filmden. Hala izlememiş olan varsa hemen izlesin!!! Üniversiteye kayıt yaptırdığım gün gitmiştim. Müzikleri de harikadır. Özellikle: Sarah McLahlan - Angel parçası. Meg Ryan'ın özellikle bu filmdeki performansı bir başka.
Zuhal Olcay...Zarif, hoş, kendine güvenen...Zuhal Olcay'ın tarzını oldum olası beğenirim. Özellikle kıyafetleri çok hoşuma gider. Sade ama şık olabilen nadir bayanlardan. Sesi, oyunculuğu, şarkıları ile ayrı bir yerde duruyor gibi gelir bana. Özellikle Yeditepe İstambul'da ki rolünü çok severim ben. Bir de Zuhal Olcay eskiden kot ceketi çok kullanırdı. Açık renk olanlardan. Elbiseyle, etekle. O zamanlar bele oturan açık renk kot ceket çok meşhur olmuştu. Ben de almıştım kendime bir tane. Ama ilk onda görmüştüm:)
Bize herşeye rağmen "Hayat güzeldir!" demeyi öğreten insan...İclal Aydın...HBB deki programında tanıdım ilk. Sonra Sıcak Saatler dizisi geldi. Ama en çok BRT'deki programını sevdim. Şiirleri, yazıları, oyunculuğu hepsi çok başarılı. Şu anda oynadığı İki Aile yi de kaçırmadan izliyorum. Kimbilir daha kimler var. Ama aklıma ilk gelenler bunlar...
Foto1
Foto2
Foto3
5 Mayıs 2008 Pazartesi
DENİZ BÖRÜLCESİ
Herkese merhaba! Umarım herkes iyidir. Şu sıralar etrafımda duyduğum rahatsızlıklar bana sağlığın herşeyden daha önemli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor! Lütfen kendinize ve sevdiklerinize iyi bakın! İçimde çok fazla yazma isteği olmasa da geçen hafta yaptığım deniz börülcesini paylaşmak istiyorum sizinle. Ayvalık pazarında görünce hemen almıştım. İyi ki de almışım. Evde yapıp, yemesi ayrı bir güzel oldu.Malzemeler:
1 demet deniz börülcesi
Zeytinyağı
Limon
Yapılışı: Yapımı gayet kolay. İyice yıkadığınız börülceleri kaynar suda bir süre haşlayın. Suyunu süzdükten sonra içindeki kılçıkları çıkarın. Ben ilk önce nasıl çıkacak diye panik yaptım sonra gördüm ki ucundan tutup çekince içinden kılçığı çıkarabiliyorsunuz. Kılçıkları çıkardıktan sonra zeytinyağı ve limon ekleyip, afiyetle yiyin. İsterseniz sarımsak ve yoğurtla da servis yapabilirsiniz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)